Bilim Nedir?

Bilim nedir? sorusu günümüzde sıkça tartışılan sorular arasında yer almaktadır. Bunun önemli bir sebebiyse ne bilimdir, ne bilim değildir? Sorusundan türemektedir. Öncelikle bilimin sözlük tanımıyla konuya başlayalım.

”Bilim ” Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim”

Evet tanımda görüldüğü üzere en çok dikkat çeken kısım ”deneye dayanan yöntemler” yani deneye tabi tutamadığımız bir şey bilim değil midir? sorusu çıkmaktadır burada. Ancak tabi ki iş bu kadar basit değildir. Çünkü biz bu koca evrende kendi dünyamızdaki şeyler dışında birçok noktada deneme yolu elde edemiyoruz. Misal bir kara deliği test etmek için ona öncelikle ulaşmamız gerekiyor. Ancak yine de karadelikler ve evrenlere dair onlarca bilimsel çalışma mevcut. Bilim nedir? sorusunu biraz anlamak için öncelikle kısaca bilim tarihine bakmakta yarar var.

BİLİMİN KISA TARİHİ

Bilim insanlık tarihinin başından beri vardır. Kelimenin kökünü aldığımız takdirde ”bil,bilmek” anlamı taşıyan bu kelime bilgiyi arayan insanlarla birlikte yani felsefe ile birlikte var olmuştur. Evet bilim ilk defa felsefe ile birlikte başlamıştır. Yani düşüncelerle, bu da aslında tarihte düşünceye dayalı her şeyin bilim statüsü içerisine girdiğini gösterir. Yine eski tarihlerde özel bir bilimsel ayrım mevcut değildir. Yani geçmiş çağlarda yaşamış bir bilim insanı birçok disipline hakim olabilmektedir. Misal önemli Türk bilginlerimizden birisi olan El-Bîrûnî hem gökbilimleri alanında hem doğa bilimleri alanında hem de coğrafya, tarih gibi çeşitli alanlarda birçok çalışma yapmıştır. Yani bilim dediğimiz şey evrenin ta kendisidir. Ve buna her türlü şey dahildir. Bilim çıkış itibariyle ”doğruyu bulmak” anlamı taşır diyebiliriz. Herkes için geçerli olan yani nesnel dediğimiz bilgilere ulaşmak ve doğru sonuçlar elde etmek temel amacıdır. Bu yüzdendir ki ”deney yöntemi” daha sonra bilimin ana kaynağı halini alacaktır. Çünkü doğruya ulaşabilmek için denememiz gereklidir. Tüm bunlarla birlikte bilim hiçbir zaman için sadece bir yere ait olmamıştır. Bilim sadece Avrupa’da ortaya çıkan bir şey değildir yine aynı zamanda bir bölgeyle de sınırlı değildir. Çünkü bilim düşünmeyle var olur, düşünülen her yerde ise bilim kendisini ortaya çıkaracaktır.

Günümüzde ise ”uzmanlaşma” denilen bir görüş sebebiyle alanlar daralmış ve insanlar tek bir alana sıkıştırılmıştır.Bu sebepten ötürüdür ki hem bilim anlayışı değişmiş hem anlam olarak daralmıştır. Nihayetinde biyoloji nasıl evrene dahilse coğrafya da yine aynı şekilde evrene dahildir. Yine de günümüz dünyasında bilim olarak görülen dallar: matematik, fizik, biyoloji ve kimya gibi sayısal olanlar olurken geriye kalan birçok disiplin bilim dışındaymış gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Bu tartışmalar günümüzde halen devam etmekte ve sosyal bilimler bilim midir? Sorusu halen irdelenmektedir.

Bir Şeyin Bilim Olması İçin Ne Gereklidir?

Kısaca bilim tarihini inceledikten sonra tabi ki bir şeye bilim dememiz için gereken bazı şeyler vardır. Belirli unsunları taşımayan disiplinlere veya çalışmalar bilimin dışında kalmaktadır. (tabi ki bilim, doğa bilimleri, formal bilimler diye ayrılmıştır ancak genel olarak bahsedilecektir)

  • Nesnel olmalıdır, kişilere göre değişmemelidir
  • Tekrar denendiği takdirde yine aynı sonuçları vermelidir
  • Kanıtlanabilir yollar kullanılmalıdır (deneme-yanılma yöntemleri, deneyler)
  • Gözlenebilir olmalıdır. Misal yer çekimini küçük bir zıplama ile test edebilirsiniz.

Aynı zamanda bilim nedir? sorusunun yanında bilim ne değildir? sorusunun cevabı da bu maddelerin tersidir.  Yani bilim ne değildir?

  • Kişiden kişiye değişen bir şey değildir. 
  • Objektif değildir
  • Soyut değildir

Bilimin özelliklerini de konu edindikten sonra ne bilimdir ne değildir daha çok açığa çıkmaya başlıyor. Yani her ne kadar bilim daha çok düşünce kaynaklı olsa da günümüzde artık alanı iyice daraltılmıştır. Ve bu daraltma noktası yine bilimin bir özelliğidir. Bilim kendisini daraltır ve böylece incelemeye ayrılır (fizik, kimya, biyoloji…)

Peki ya gözlemleyemiyorsak ne olur? Yani karadeliklerin varlığı misal ya da işlevlerine ilişkin görüşler? İşte bu noktada ise devreye ”teori” dediğimiz alan girmektedir. Yani bir şey net olarak gözlenebilir değilse, kanıtlanabilir yollarla gösterilemiyorsa ve yine diğer özellikleri taşımıyorsa ancak sağlam delillere dayanıyorsa bu teori olacaktır. Misal karadelikler günümüzde görüntülenmiş ve kanıtlanmıştır. Ancak kanıtlanmadan sadece söylenmesi ve belirli delillere dayandırılması ise teoridir.

Yani kısaca özetlememiz gerekirse: Geçmişte bilim çok geniş bir alana sahip olup evrene dair düşüncelerin hepsiyken günümüzde uzmanlaşmanın da getirisiyle alanlara bölünmüş ve tanım olarak da daralmıştır. Bu yüzden ağırlıklı olarak matematiksel yani kanıtlanabilir alanlarda kalmıştır. çünkü sosyal bilimlerde 2+2 her zaman 4 edemeyecektir. Bu yüzden nesnelliği arayan bilim insanları ve bilim tüm denemelerde de aynı soru verecek olanı yani 2+2=4 sonucunu aramaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir